Kitap Özetlerim

Kitap Özetleri, 100 Temel Eser, Roman Özetleri, Hikaye Özetleri, Biyografiler

Komutanım Ben Şehit miyim?

30 Mayıs 2008

Yazar:
Emekli Tümgeneral Alaettin Parmaksız

Güneydoğu Anadolu’da Yaşanan Geçekler
PKK ile yaşanan çatışmalar, Şehit Mehmetçikler ve Terör Örgütü PKK’nın içyüzüHakkari Dağ ve Komando Tugayı eski Komutanı E.Tümgeneral Alaettin Parmaksız Paşanın kaleminden Mükemmel bir kitap.

Onbaşı Ünlü 1990 yılında bir saldırıda kahramanca çarpışırken kalbinden vurulup şehit olmuştu. Şehidin ailesine bu acı haberi nasıl vereceğimi bilemiyordum. Aralık Jandarma Karakoluna telefon ederek bana ailesinden birini karakola çağırmalarını istedim, ancak bu kişi anne veya babası olmasın dedim. Çünkü bu acı haberi doğrudan onlara verecek gücü kendimde bulamıyordum.
Gece saat 02.00’a doğru karakoldan beni aradılar ve şehidin amcasını çağırdıklarını söylediler. Telefonu aldım ancak ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Daha doğrusu acı haberi söyleme cesaretini kendimde bulamıyordum. Onbaşı Ünlü’nün ne kadar kahramanca çarpıştığını anlatmaya çalışıyordum. Şehidin amcası “Komutanım üzülme başınız sağ olsun, biz onu bu günler için yetiştirdik” diye beni teselli etmeye başladığında yanaklarıma gözlerimden süzülen yaşları küçük çocukların yaptığı gibi koluma silmiştim. ‘Allahım ben kimlerin çocuklarına komuta ediyorum, onların haklarını nasıl öderim’ diye düşünürken şehidimin amcası hâlâ bir şeyler söylüyor ve beni teselli ediyordu.

17 Yıl sonra şehit onbaşı Ünlü yine karşımdaydı. Ancak kalbinden kan sızıyordu. ‘Komutanım ben şehit miyim?’ diye soruyordu. Okumaya Devam Edin »

Kategori : Çok Satanlar

ATATÜRK’ÜN GENÇLİK İLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLERİ

29 Mayıs 2008

Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak.

Türk çocuğu, çok zekisin, bu belli; fakat, zekanı unut, daima çalışkan ol.

Bütün ümidim gençliktedir.

Her kafanın anlamaktan aciz olduğu yüksek bir varlıktır gençlik.

Kategori : Ders Notları

Mustafa Kemal Paşa Samsun’da (19 Mayıs ile ilgili kompozisyon)

14 Mayıs 2008

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919′da Samsun’a geldi. Bir süre çalıştıktan sonra kentin postanesine gitti. Görevli bulunan PTT memuru o günü söyle anlatıyor:

Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadığı için telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi. Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım.
— Buyurun Paşam.
— Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi.
— Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem!
— Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.

Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin üzerine koydu. Benim için telleri devreye sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.

— Sen ölürsen ben de ölürüm dedi.

Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce Havza’yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa’nın adamlarının emir beklediklerini söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kağıda çabucak şifreli bir şeyler yazdı. Havza’ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istediği konuşmayı yaptı, sonra;

«Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu.» dedi ve maiyetiyle gitti. Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya koyan bir kişiydi. Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk’e hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte…

Ahmet Remzi COŞKUNER

Kategori : Ders Notları

Bayram Günü (19 Mayıs ile ilgili kompozisyon)

11 Mayıs 2008

Güler yüzlü bir bahar sabahıydı. Babam:

— «Onur, bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı. Bayram törenini birlikte izleyelim.» dedi.

Hemen babamın boynuna sarıldım. Yanaklarından öptüm, içim içime sığmıyordu.

— Sağol baba. Beni ne çok sevindirdin bilemezsin, dedim.

Hemen kahvaltımızı yaptık. Babamın elinden tutarak bayram yerine doğru yürüdük. Yol boyu evler, dükkanlar, mağazalar, okullar, daireler bayraklarla donatılmıştı. Geçit töreninin yapıldığı alana geldik. Konuşmacılar Atatürk’ten Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan kongrelerden söz etti­ler. Çok güzel şiirler okundu. Sonra çeşitli spor gösterileri seyrettik. Liseli ağabeylerin gösterileri çok güzeldi. Ateş çemberinden atlıyorlardı. Burada en çok hoşuma giden gösterilerden biri, beyaz ve kırmızı eşofman giymiş ağabeylerin yere yatarak bayrağımızın resmini çizmeleriydi. Bu gösterileri bütün seyirciler ayakta dakikalarca alkışladılar. Eve gelirken babama :

— Baba, neden 19 Mayıs Bayramı yapılıyor diye sordum.

— «Yavrum dedi. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yurdumuzu düşmanlar paylaştılar. Bize yalnız Ankara ve çevresindeki bazı iller kalmıştı. işte bu sırada Atatürk «Türk yurdu bölünmez bir bütündür» diye harekete geçti. 19 Mayıs bin dokuz yüz on dokuzda yurdu düşmandan temizlemek için Samsun’a çıktı. Oradan Amasya’ya, Erzurum’a, Sivas’a giderek Ulusal Kurtuluş Savaşı hazırlıklarına başladı. Ordular kurdu.

Daha sonra yaptığı savaşlarla düşmanı yendi. 29 Ekim bin dokuz yüz yirmi üçte cumhuriyeti ilan etti.

O tarihten beri, her yıl Atatürk’ün Samsun’a çıktığı gün olan 19 Mayıs’ı Gençlik, Spor Bayramı ve Ata’yı Anma Günü olarak kutluyoruz. Atatürk bu bayramı «Türk gençliğine armağan etti» dedi.

— Demek Ulusal Kurtuluş Savaşımız 19 Mayıs bin dokuz yüz on dokuzda başladı. Onun için her yıl bu ulusal günü bayram yaparak kutluyo­ruz. Gençlik, Spor Bayramı size kutlu olsun, babacığım, dedim.

Babam durdu, gülümsedi.

— Onur. bayram hepimizin bayramı. Hepimize kutlu, mutlu olsun yavrum, dedi.

Onur DURUKAN

Kategori : Ders Notları